İzlandalı üçlü Sin Fang, Sóley & Örvar Smárason 12 Nisan akşamı, daha önce İstanbullu müzikseverlerle tanıştırmadığı projeleriyle Zorlu PSM‘de olacak. Bizde sizler için grubun kapısını çaldık. Sorularımıza gruptan Sing Fang cevap verdi. Kaçırmamanız gereken bir konser olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim.

 Sin Fang, Sóley & Örvar Smárason

1 – Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. “Team Dreams” albümünü çok seviyoruz. Bu projeyi ne zaman ve neden yapmaya karar verdiniz?

Beğendiğinize sevindim! Ben (Sing Fang) ve Örvar Fransa’da avrupa futbol şampiyonası sırasında bu konu hakkında konuşmaya başladık. Uzun zamandır süren bir albümü yeni bitirmiştim. Müzik üzerinde çalışmanın eğlenceli olacağını düşündük ve müziği bitirince onu derhal yayınladık. Sóley’in işini ve kişiliğini gerçekten sevdiğimiz için üçüncü bir sanatçı olarak düşündük. O da bunun eğlenceli bir fikir olduğunu düşündü ve projeye oradan başladık.

2- Her biriniz kendi müzik eserleriniz üzerinde iyi çalışmalar yapan müzisyenlersiniz. Bu projedeki karar alma süreçleri nasıl oldu?

Hepimiz öncesinden beri gruplarla çalışıyoruz. Bu yüzden nasıl diplomatik olunacağını biliyoruz. Her şarkı için bazen de farklı roller üstlendik. Birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz ve arkadaşça tartışmalar dışında üzücü şeyler olmadı.

3- Kendi eserlerinizi yapmaya devam ederken yeni şarkılar üzerinde çalışmak için zaman ayırmak zor mu?

Evet bazen zaman bulmak çok zor oldu, bazen şarkılar üzerinde çalışırken herbirimiz farklı ülkelerde oluyorduk!

4- Bir albümün bir bütünlük olarak bile bir birey olarak yapılması zor olsa da, bu albümde nasıl yapabildiniz?

Bu albüme çok açık bir yaklaşım gösterdik, belki bir albüme odaklanmak yerine, bir seferde sadece bir şarkı yapmaya odaklandık. Bu tarz, büyük resme odaklanmaktan kurtulmanızı sağlar.

5- Şarkı yazarken etkilendiğiniz eserler ve günlük yaşamdan örnekler verebilir misiniz?

Bu albüm için çok farklı şeyler düşünüyorduk ve çoğu zaman küçük bir söz fikriyle başladık ve bir sonraki kişi bunu başlangıç noktası olarak kullandı. Sonunda yaşamakta olduğumuz zaman, teknoloji, çevre sorunları ve dünyanın sonuyla ilgili birçok şarkıyı söz olarak düşündüm.

6- Bu albümdeki favori parçalarınız neler ?

Benim kişisel tercihim “Random Haiiku Generator”, çünkü bu birlikte yaptığımız ilk şarkıydı.

 Sin Fang, Sóley & Örvar Smárason Random Haiku Generator

7- İzlanda, Türkiye’den görüldüğü zaman çarpıcı bir atmosfere sahip ve insanların böyle büyük bir işler çıkarabilmesine nasıl olabileceğine açıklık getirebilir misiniz ?

Manzaranın müziği doğrudan etkilediğinden emin değiliz çünkü çalıştığımız stüdyoların camları yoktu. (Gülüyor).
İzlanda yaşamak için oldukça güvenli bir yerdir ve sosyal güvenlik oldukça yüksektir, İzlanda’da müzik yapmakta çok fazla para yoktur ancak insanlar bunu sadece eğlence için yaparlar. Son on yılda muhtemelen yüzlerce kez sorulduğu halde neden İzlanda’dan çıkan bir çok iyi grup var bilmiyorum. Belki suyunda bir şey vardır?

8- Son zamanlarda duyduğunuz en iyi yeni grup / sanatçı hangisi?

Kendine “Ross from Friends” diyen bir adamı dinliyorum.

9- Soley’in vegan olduğunu biliyoruz. Gruptaki diğer kişiler bu durumdan etkilendi mi? İzleyicilere “Vegan hayatının herkes için iyi” olduğunu söylemeyi düşünüyor musunuz ?

Ben (Sing Fang) ve Örvar vejetaryeniz ve beraber seyahat ederken hiç problem değil. Seyircilere böyle bir şey diyeceğimizi düşünmüyoruz. 😉

10- Henüz albümü dinlemeyen insanlara ne söylemek istersiniz? Ve konsere gelmek isteyenlere ne söylemek istersin?

Üzerinde çalıştığım müziği nasıl tanımlayacağımı asla bilmiyorum… Sadece insanlara her zaman kendileri dinlemek zorunda olduklarını ve bunun ne olduğunu düşündüklerine karar verdim. Canlı çaldığımızda gerçekten çok hoş, önce hepimiz solo setlerimizi çalıyoruz. Sonunda birlikte bir araya geliyoruz ve ortak albümümüzden şarkılar söylüyoruz.

11- İstanbul’da konser vermek hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu röportaj için çok teşekkürler.

Hepimiz daha önce diğer gruplar ve projeler ile İstanbul’da çaldık. Orayı, yemeklerini ve özellikle de insanlarını seviyoruz. Teşekkür Ederiz!