Söylemleri ve aktivist kimliğiyle her zaman kendisinden bahsettirmeyi bir şekilde başaran Morrissey, geçtiğimiz hafta daha çıkmadan kapağıyla çok konuşulan 11. stüdyo albümünü yayınladı. Kapakta grubun tur basçısı Mando Lopez’in çocuğunu elinde bir balta ve “Axe the Monarchy” yazısıyla görüyoruz. Kapaktan da anlaşıldığı gibi bu albümde Morrissey oldukça dertli ve dertlerini söylemekten hiç çekinmiyor.
   Zaten albümün ilk şarkısı;
“Teach your kids to recognise and to despite all the propaganda
Filtered down by the dead echelons mainstream media.”
“Çocuklarınıza propagandayı tanımayı ve küçümsemeyi öğretin
Ölü ekiplerin ana akım medyası tarafından filtrelenmiş.”  sözleriyle başlıyor.
 
   Polis şiddetinden hükümete, İsrail’den medyanın yalanlarına kadar birçok farklı konuya üstünkörü dokunarak kariyerinin en politik albümünü yapmış olabilir Moz.
  Albümün ismi hakkındaki soruya;
“My concern wanders to anyone feeling academically or spiritually low in high school… directionless or hopeless. Can young people ever be carefree again? It is a question.”
“Benim endişem lisedeyken akademik veya manevi açıdan alçak hissedenler çevresinde dolaşıyor, bir yolu veya umudu olmayanlar… Gençler yeniden kaygısız olabilecekler mi? Soru bu.”
sözleriyle cevap vererek genç, kaybolmuş kesimin sesi olmayı amaçladığını belli etmiş.
    Albümde önceki albümünde de çalıştığı prodüktör Joe Chiccarelli ile çalışan Morrissey, albümü Fransa ve Amerika’da kaydetti. Albüm oldukça iyi bir başlangıç yapıyor, hızlı davullar ve üflemelilerle süper kahraman theme’i gibi başlayan My Love, I’d Do Anything For You, iyi ve sert bir açılış şarkısı. Bu albüm bir önceki albümü World Peace is None of Your Business gibi alternative rock ağırlıklı bir albüm değil, daha deneysel ve farklı yönlere kayan bir soundu var. Yer yer elektronik ögelere yer verilmiş. Zira ikinci şarkı olan I Wish You Lonely, disco efektleri ve synthlerle bunun habercisi.  Home Is a Question Mark albümün öne çıkan şarkısı, özlediğimiz vokali ve sözleriyle romantik Morrissey severlerin gönlünü fethedecek cinsten. Ayrıca kişisel bir konuya değinmesiyle albümde mesaj kaygısı taşımayan tek şarkı.  I Bury the Man‘in deneysel bir havası var; bir askerin hikayesini anlatması, iniş çıkışları ve taşıdığı müzikal havasıyla dikkat çekici. The Smiths soundunu bulma umuduyla albümü dinleyen ben Jacky’s Only Happy When She’s up on Stage‘deki gitarlar ve vokalle azıcık da olsa tatmin oldum diyebilirim. Müzikal açıdan beklentimi tam olarak karşılamasa da Morrissey her zamanki asi tavırlarını koruyarak işini iyi yapmış diyebilirim.
Albümün benim için en iyi 3 parçası:
Home Is a Question Mark
I Bury the Living
Jacky’s Only Happy When She’s up on Stage