2016’ya girerken birçok sınavla uğraştım siteye de bu yüzden birazcık ara vermek zorunda kaldım ancak etkinlikler durdu mu durmaz durmamalı da onları desteklemeli gitmeliyiz. Belki haberiniz yoktur ancak bu sıralar şu etkinliklere dikkat edilmeli.

 

ribot

Marc Ribot (Solo), 27 Ocak, Salon İKSV

Marc Ribot, 1980’lerde müzik dünyasına adım attı. Tom Waits, Elvis Costello, Sam Phillips, Allen Ginsberg, Robert Plant & Alison Krauss, The Black Keys, Norah Jones, Diana Krall, Elton John, Madeleine Peyroux, Marianne Faitfull gibi önemli isimlerle konserler verdi. 30 yılı aşan kariyeri boyunca kendi ismiyle 20’den fazla albüm yayımladı. Son solo albümü ‘Silent Movies’ 2010’da, grubu Ceramic Dog ile kaydettiği ikinci albüm ‘Your Turn’ 2013’te yayımlandı. ‘Walk The Line’, ‘The Kids Are All Right’ ve ‘The Departed’ gibi büyük Hollywood filmlerinin soundtrack albümlerinde yer aldı. Rolling Stone tarafından, Tom Waits’in tarzını oluşturmasında en büyük katkıya sahip isimlerden biri olarak tanımlandı. Ayrıntılar

Oscar and the Wolf, 27-28 Ocak, Babylon Bomonti

Gent çıkışlı Oscar & The Wolf, yayınladığı iki adet EP’nin ardından 2 yıllık turne sonrası ilk uzunçalar albümleri Entitiy’i geçtiğimiz yıl yayınladı. Brian Eno, Florence and the Machine gibi önemli isimlerle çalışan Leo Abrahams’ın da katkıda bulunduğu“Entity” adlı albümüyle Oscar & the Wolf, Belçika listelerinde zirveye oturdu. Montreux Jazz, The Great Escape, Rock Werchter festivallerinde sahne alan Oscar & the Wolf, Max Colombie’nin vokali etrafında oluşan elektronik ve karanlık sayılabilecek parçaları ile Babylon’da ahaliyle buluşacak. Ayrıntılar

Vijay Iyer ( Solo), 28 Ocak, Salon İKSV

Berkeley Üniversitesi’nden ‘Bilişsel Müzik Bilimi’ dalında doktora derecesi bulunuyor, doğaçlamaları için interaktif bir bilgisayar programı geliştirmişliği bile var. Güney Asya tınılarını cazda eriten ortak projeleri arasında Spirit Complex, Poisonous Prophets ve Vijay Iyer Trio yer alıyor. Aynı zamanda hip-hop duayeni, şair ve ozan Mike Ladd ile yollarını birleştiren Iyer, 2003’te yayımladıkları ‘In What Language?’ albümüyle 11 Eylül sonrası dünyayı ele aldı. 2013 yılında yine Mike Ladd ile MacArthur Foundation’ın “dahi” desteğini almaya hak kazandı. 2009 çıkışı “Historicity” albümü The New York Times, The Los Angeles Times, The Chicago Tribune gibi prestijli yayınların hepsinde yılın en başarılı caz albümü olarak nitelendi. Yönetmen Prashant Bhargava ile Kuzey Hindistan’ın 8 günlük geleneksel Holi festivaline bir saygı duruşu niteliğindeki mültimedya projesine besteleriyle destek verdi. 2014 Haziranında yine aynı proje kapsamında üçlüsü ile stüdyoya girdi, sonuç Şubat 2015’te yayımladığı ve The New York Times’dan npr’a tüm listelerde baş köşeye oturan son albümü ‘Break Stuff’tı. Cazın sınırlarını zorlayarak her notada şaşırtan fütürist tınılar. Ayrıntılar 

Com Truise, 30 Ocak, Salon İKSV

Sanat yönetmenliği ve drum and bass DJ’liğinin ardından 80’ler synth’leriyle yatıp 80’ler synth’leriyle kalkmaya başladı. Toplam iki uzun, üç de kısaçalar yayımladı. Neon Indian, Charli XCX, Twin Shadow, Daft Punk, Everything Everything, Maroon 5, Sky Ferreira gibi her müzikal türden isme hazırladığı remiksler gece kulüplerinin vazgeçilmezlerine dönüştü. Daft Punk’ın “Tron: Legacy” filmi için hazırladığı soundtrack albümünde yer aldı. Yılın en çok dinlenecek hitlerini belirleyen FIFA’nın soundtrack albümünde de kendine yer buldu. Evet, mahlası Tom Cruise’un bir kelime oyunu… Yaptığı bu kelime oyunu müzisyenlerin ufkunu açtı, aynı taktiği birçok müzik grubu daha uyguladı. Matthew Dear, Tycho, Phantogram gibi çağdaşlarıyla birlikte Ghostly International ailesinde yer alıyor. 2016’da yayımlayacağı yeni EP’siyle Salon’da… Ayrıntılar

SİNEMA

 

5. Pembe Hayat Kuirfest, Çeşitli Mekanlar

Türkiye’nin ilk kuir festivali Pembe Hayat KuirFest 17-24 Kasım tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Amerika’dan Kanada’ya, İsveç’ten Hollanda’ya, 15 ülkeden 50’ye yakın LGBT temalı film ilk kez Ankaralı sinemaseverlerin karşısına çıktı. Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel (LGBTT) Dayanışma Derneği’nin düzenlediği festival, LGBTİ bireylere yönelik ayrımcılığa ve şiddete dikkat çekerken Türkiye’de kuir teorinin ve sanatın konuşulmasına, tartışılmasına olanak yaratacak. LGBT hakları mücadelesine sanat aracılığıyla ifade alanları yaratmayı amaçlayan Pembe Hayat KuirFest, sinemadan edebiyata, müzikten videoya pek çok farklı türü buluşturacak ve Türkiye ve dünyadan kuir sanatçıları bir araya getirecek. Ayrıntılar

SERGİLER

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü, 7 Şubat’a kadar, Pera Müzesi

Üryan, Çıplak, Nü sergisi, yüzyıl başında gizli saklı ve tek tük, Cumhuriyet dönemindeyse yoğun olarak üretilen nü resimlerin izini sürerken, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan zihniyet dönüşümünün sanata yansıyan yönlerini bugünün penceresinden göstermeyi amaçlıyor. Çıplaklığın sanatsal temsillerine karşı kültürel direnci ressamların nasıl aşmaya çalıştıklarına odaklanıyor. Ülkemizde ‘sanatçı’ kavramının padişahın ‘kulları’ olmaktan ‘birey’ olmaya dönüşümünü; bir zihniyet/medeniyet dairesinden başka bir kavrayışa geçişin sancılarını; ‘Müslüman-Türk’ kimliği ile ‘sanatçı’ kimliği rollerinin hangi noktalarda örtüştüğü/örtüşmediği üzerine iç hesaplaşmaları; mahremle özdeşleştirilmiş kadın bedenine yönelik cinsellikten arınmış bir algı geliştirmenin süreçlerini; modern(leşmiş) kimlik algısıyla sanat ve nü arasındaki bağlantıyı resimlere bakarak düşünmeyi, düşündürmeyi amaçlıyor. Ayrıntılar

MONOCHROME, 13 Şubat’a kadar, Akbank Sanat

Monochrome sergisi dijital sanatın en saf haline odaklanıyor ve siyah-beyaz işlerin temelinde 1 ve 0‘lardan oluşan ikili bir sayı sistemine dayanan bu sanat dalının en iyi yansımaları olduğu düşüncesinden yola çıkıyor.  Tek bir rengin tonlarından oluşan ve bu nedenle renk çeşitliliğinin getirdiği olasılıklardan mahrum olan bu işlerin siyah beyaz estetiği gücünü çizgi ve geometriye duyduğumuz temel bir hayranlıktan alıyor. Minimal ama bir o kadar da hareketleri, yenilikleri ve teknolojileri ile kuvvetli ve dikkat çekici olduklarından bu işlerin izleyiciyi yakalamaları ve beğeni uyandırmaları aslında çok kolay. Aynı anda hem çok sade ve ulaşılabilir hem de çok karmaşık ve çok-katmanlı olan bu işler sadece yüzeyi izlemek isteyenler için de daha derin katmanlara dalmak isteyenler için de bir izleme keyfi sunuyorlar.

Kant’ın tanımıyla taklit, anlam, ve eğiticilik gibi kaygılardan uzak, sadece estetiğe dayalı “serbest güzellik” örnekleri olan bu işler en basit anlamıyla kendiliklerinden güzeller. Algılarımızla oynayarak deneyimleyip keyfini çıkarabileceğimiz alternatif mekanlar/dünyalar/doğalar yaratmayı hedefliyorlar. Bu anlamda, Monochrome herşeyin ötesinde izleyicisine keyif vermeyi hedefleyen bir sergi. Monochrome sergisi dijital sanat profesyoneli ve küratör ikilisi Ceren ve Irmak Arkman tarafından geliştirilmiştir ve dünyaca ünlü dijital sanatçılar Ryoichi Kurokawa, LIA, Memo Akten, Quayola ve Simon Heijdens’ın yanı sıra İstanbul’un dijital sanat alanında dikkat çeken isimleri Selçuk Artut, Ouchhh ve Refik Anadol’dan işleri bir araya getirmektedir. Ayrıntılar
Doğa ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Sergi, 5 Haziran’a Kadar, İstanbul Modern

İstanbul Modern, 2016 yılını doğayı yücelten ve çevresel farkındalığı gündeme getiren bir sergiyle karşılıyor: “YOK OLMADAN”. Sergi, doğayla ilgili kavramsal araştırmalar yapan ve ekolojik meseleleri sanatsal pratiğinin temeline alan sanatçılardan bir seçki sunuyor. Farklı dönemlerden sanatçıların doğaya bakışlarını ve “sürdürülebilirlik” kavramıyla çetrefilli ilişkilerini yansıtan çalışmalar, insanın ekosistem ile etkileşimine dair farklı yorum ve öngörüler içeriyor. Sergide Türkiye ve farklı coğrafyalardan yirmi sanatçı ve sanat grubunun resim, heykel, yerleştirme, fotoğraf ve hareketli görüntülerine yer veriliyor.

İstanbul Modern, 23 Aralık’tan itibaren Yoko Ono’nun kendi deyimiyle “bir süreklilik olarak yaşamın ta kendisini anlatan” “Ex It” adlı büyük ölçekli yerleştirmesiyle serginin ön programına başlıyor. Dijital yayın platformu ikonoTV’nin Dünya İklim Zirvesi (COP21) vesilesiyle derlediği “Art Speaks Out” (Sanat Sözünü Sakınmıyor) adlı doğa ve ekoloji temalı uluslararası video seçkisi de sergi alanında gösteriliyor. Ayrıntılar 

Ressam Sabiha Rüştü Bozcalı, 14 Şubat’a kadar, Salt Beyoğlu 

bozcal_07-jpg-460-5000-false

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçiş döneminde yetişen ressam Sabiha Rüştü Bozcalı’nın yaşamına (1904-1998) odaklanan sergi, 2014’te SALT Araştırma’ya bağışlanan arşivi ve şimdiye dek kapsamlı olarak incelenmemiş üretimini kamuya açıyor. Türkiye’nin ilk kadın illüstratörlerinden olan Bozcalı’nın kültür tarihindeki rolüne ışık tutmayı amaçlayan sergide, çeşitli desen, resim, fotoğraf, günlük, mektup ve kartpostalları ile katkıda bulunduğu yayınlar yer alıyor. Ayrıntılar