2016’nın sonlarında en heyecan verici müzik haberlerinde birisi, 3 yıldır sessizliğini koruyan Grails grubunun yeni bir şarkı ile dönmesi oldu. Chalice Hymnal şarkısı ile yeni albümün geleceğini müjdeleyen grup, 3 Mart 2017 tarihinde Zorlu PSM Studio sahnesinde olacak grup Türkiye’de bir konser vereceğinin de kesinleşmesi ile Türkiye’de sevenleri çok mutlu etti. Ülkenin bu sıkıntılı günlerinde sürekli iptal edilen konser haberlerinden sonra Grails konseri hepimize iyi gelecek diye düşünüyoruz.

3 Mart Zorlu PSM Studio’da

Grails aşağıda kendileri ile yaptığımız röportajda da okuyacağınız gibi Türk kültürü, 60 – 70 zamanları içerikli Türk Rock Müziği ile çok ilgili bir grup. Türkiye’de de özel bir dinleyici kitlesi var.

  

SertSesli: Paul hala Türkiye’de mi? 🙂

Grails : Ruhsal veya pratik anlamda, evet. Ama fiziksel olarak, hayır.

 

SertSesli: Allmusic sayfasında Erkin Koray’ı takip ettiğinizi fark ettik. Türkçe rock müziğe karşı nasıl bir ilginiz var. Türkçe rock müzik için düşünceleriniz ve duygularınız nelerdir ? Ayrıca birçok şarkınızda Türk müziği enstrümanları duyuyoruz. Türk müziği ve enstrümanları ile yoğun bir ilginiz varmış fikri oluştu açıkçası bizde.

Grails : EVET, 60 sonları ve 70’lerin Türk rock müziğini kesinlikle çok seviyoruz. Yıllar boyunca bizim için büyük bir etkisi oldu. Bu müziği 2004 , 2005 yıllarında keşfetmeye başladık. Bootleg / reissue kayıtlarının ve indirme bloglarının patladığı, dünya müziklerinin, batılı kulaklarla buluştuğu zamanlardı. Keşfettiğimiz , duyduğumuz şeyler aklımızı aldı. Barış Manco (tabi ki), Erkin Koray, Ersen, Moğollar, Edip Akbayram, Selda Bağcan, ve daha niceleri.  Batı kökenli saykodelik , folk ve pop akımların Türk gelenekleri ile kesişmesi, müzik tarihinin en mükemmel evliliklerden biridir.

 

SertSesli:  Türk dinleyiciler olarak, Türkçe kelimeler ‘’Bir , iki , üç , dört, beş’’ ‘I , more erosion şarkısının başında duyduğumuzda bayağı şaşırdık. Türkiye’de ki bir okul çıkışı duyulan çocukların sesleri veya benzeri bir ses var. Nereden buldunuz bunu veya nereden aklınıza geldi ?

Grails : Ohh, Çok doğru.! Evet, bu Türkçe çocuk şarkıları  içeren bir albümden idi. Yıllar önce ikinci el kayıtlar satan bir dükkandan almış idik. O zamanlar,  sampling ile çok fazla deney yapmaya başladık ve şarkılarda soyut katmanlar oluşturmak için vokal parçacıkları ve rasgele sesler ekleyerek kafamıza göre rastgele takılıyorduk. Dolayısıyla,  dürüst olmak gerekirse bu sample’ı neden seçtiğimizi tam olarak söyleyemeyiz.  Birkaç yıl oldu ve o zamanlar muhtemelen kafamız bayağı iyiydi.

 

SertSesli: 2003 – 2013 yıllar arasında , 9 albüm kaydettiniz. Çok yaratıcı bir zaman dilimi gibi gözüküyor sizin için. Ancak son 3 yıldır sessiz idiniz. Bir ara mı verdiniz ?

Grails : Evet bir parça mola verdik. Bunu planlamamıştık. Sadece başka müzik aktiviteleri ve hayatımızda ki bazı değişiklikler buna sebep oldu. Emil, New York’a ,  ben Almanya’ya taşındım. Zak Kentucky’de bir çiftlik kurdu ve aynı zamanda müzik grubu Watter ile meşgul idi. Emil ve ben de başka bir grup için bayağı zaman harcıyoruz . Lilacs & Champagne grubun adı. Emil ayrıca ve OM ve Holy Sons ile de çok meşgul idi. Ama Grails’I tekrar bir araya getirip , aktif bir şekilde öncelikli tutmak gerçekten mükemmel. Grubun bir sonraki aşaması için çok heyecanlıyız.

 

SertSesli: Bir şarkı yaratma sürecinizin evreleri nelerdir grup olarak? Herkes biriktirdiği riff’leri bir araya getiriyor ve bir şekilde bu riff’leri birleştiriyor musunuz yoksa genel olarak doğaçlamayı mı tercih ediyorsunuz ?

Grails : Şu anda grup üyelerinde hiçbiri aynı şehirde yaşamıyor. O nedenle bir araya gelip şarkı yazıp, prova yapıp doğaçlama yapmak mümkün olmuyor. Böyle olunca şarkılar bireysel geliştiriliyor ve oluşan kısım demo olarak diğer grup üyelerine düzenleme, kendi yazdıklarını eklemeleri için gönderiliyor.  Biz bu şekilde çalışmayı tercih ediyoruz . Müziğimizde bu durumdan faydalanıyor ve bu durum bizi bireysel fikirlere yoğun bir şekilde odaklanmamıza sebebiyet veriyor. Ve bu sebeple , düzenleme süreci , sert ve kati bir gözden geçirme sürecinden geçiyor. Bu son derece sıkıntılı bir durum ama önemli ve yaratıcı bir kişisel düzenleme sürecini ortaya çıkartıyor.

 

SertSesli: Şarkıları kendiniz mi kaydetmeyi tercih ediyorsunuz ?

Grails : Kesinlikle evet. Ama başlarda, hiçbir şansımız yoktu. Biz ses mühendisliği ve miksaj süreçlerini kendimiz yapmaya ve öğrenmeye koşullar sebebiyle zorlandık çünkü çok düşük bir bütçemiz vardı kayıt için. Cebimizde kayıt için para olduğu zaman ise para çabucak davul ve bas kayıtları , misafir vokalistler , çoklu vokal kayıtları gibi başka türlü alternatif yaratma şansımızın olmadığı durumlara akıyordu. Bu nedenle geri kalan her şeyi tamamlama işleri de bize kalıyordu.

 

SertSesli: Bunca albümden sonra sound’unuzun evrimini nasıl tariflersiniz. Başladığınız nokta ile karşılaştırdığınızda daha farklı bir noktada olduğunuzu hissediyor musunuz ?

Grails : Sanırım her kayıtta müzikal olarak farklı bir noktada idik. Fakat bir şekilde son yıllarda, başlamış olduğumuz yere daha yakın bir yere, yeniden geldik. Grup, pastoral, duygusal müzikler üzerine odaklanarak başladı. Sonra ise müziğimiz ağır deneysel uyuşturucu hissi gibi bir aşamaya geçti. Ve şimdi zorlayıcı bir dinleme deneyimi olan bir çeşit müzik yaratarak, yol boyunca öğrendiğimiz şeyleri uygulayabiliyoruz, ve ayrıca gelen olgunluk ve güvenle de biraz daha ‘geleneksel’ olarak tariflenen bir güzellik kattık.

 

SertSesli:? Yeni gelecek albümünüz için biraz bilgi verebilir misiniz ? Yeni şarkınız Chalice Hymnal’I çok sevdik. Chalice Hymnal , yeni albümün sound’unu yansıtacak diyebilir miyiz ?

Grails : Beğendiğiniz için teşekkür ederim! Albümde teknik anlamda bu şarkı seviyesinde olan başka şarkılar var mı bilmiyorum, ancak sanırım albümde ki genel hava, bu şarkı ile oldukça uyumludur. “Hava” faktörü, planlaması neredeyse imkansız olan zor bir kalitedir, ancak sanırım bu sefer şansımız yaver gitti.

 

 

SertSesli: Bildiğiniz gibi ,müzisyenlerin geliri artık müzik satışlarına bağlı değil. Spotify, Apple Music gibi yeni gelir alanları çıksa da , buralarda gelen gelir oldukça düşük bir miktarda. Bu durumda müzisyenlerin gelirinin büyük bir çoğunluğu canlı performanslardan geliyor. Bu durum müzikteki yaratıcılığı ileride iyi veya kötü anlamda sizce etkileyecek mi ? Daha yaratıcı insanların gelecekte müzik yapmaktan uzaklaşma ihtimali var mı ?

Grails : Eminim bazı yaratıcı insanlar, hayatlarını sürdürmeleri için, geçim sebebiyle iş olarak müzikten farklı bir araç seçecektir. Ama eğer bu insanlar, bu seçeneği seçtiyse, onlara gerçekten ihtiyacımız var mı? Bence her zaman müzik yapacak insanlar olacak ,çünkü onlar için müzik dünyayı anlamanın tek yolu bu. Zaten benim için önemi olan tek sanatçılar da bu sanatçılar olacaktır. Dünyanın daha fazla müziğe yarı zamanlı konsantre olmuş tip insanlara  ihtiyacı yok.

Ve genel olarak …Biliyorum bunu söylemek  biraz tartışmalı bir konu ve farklı düşünenlerin duygularını da anlıyorum, ancak kariyer sahibi olmak ve müziğin beraber olarak kötü bir kombinasyon olduğuna inanıyorum. Para kazanmak ve sanat yapmak mümkün olduğunca birbirinden bağımsız olmalı. Bu grupla hiç para kazanmadık ve muhtemelen hala var olmasının tek nedeni budur. Eğer grup şimdiye kadar para kaygısı ile yürümüş olsaydı, muhtemelen çok uzun zaman önce birbirimizi öldürmüş olurduk, hah ha ha. Grubu sürdürmeye devam ediyoruz, çünkü bu grup, olmadığı zamanlar hayatımızı yönetemediğimiz bir parçamız.

 

SertSesli: Politik olarak dünya daha muhafazakar ve milliyetçi bir yöne doğru gidiyor. İngiltere’de Brexit’in gerçekleşmesi, Amerika’da Trump’ın gelmesi gibi bir çok örnek var. Özellikle son dönemde Türkiye’de de çok sıkıntılı günler yaşıyoruz. Dünyada birçok müzisyen daha karamsar ve umutsuz bu ortamda. Sizce bu yakın ve uzak gelecekte daha karanlık ve karamsar sound’lara sebebiyet verecek mi ?

Grails : Cevaplamak zor dostum. Açıkçası çok bilmiyorum. Evet, ABD ve İngiltere’de müziğin 80’lerde olduğu gibi daha öfkeli bir yere, yani Reagan / Thatcher dönemine döneceğini öne süren bir çok insan duydum. Fakat düşman her taraftan saldırıyor gibi görünüyor ve düşmanın öfkesini hangi yönde odaklaştıracağını bilmek imkansız gibi. Her şey çok kafa karıştırıcı ve her şey sürekli yön değiştiriyor. Belki günler ve aylar ilerledikçe ilerleme yolu daha netleşecek.  Kesinlikle öyle umut ediyorum.

 

SertSesli: Türkiye’de ikinci kez çalacaksınız. İlk konserinizi hatırlıyor musunuz ? Türkiye’de size seven insanlara ne söylemek istersiniz ?

Grails : 2014’te İstanbul’da düzenlenen ilk konserin bizim için ne kadar özel olduğunu anlatmak zor. Türkiye’de uzun yıllar boyunca çalmayı  hayal etmek ve sonra nihayet gerçekleşeceğini görmek çok güzeldi. Ve böyle güzel bir yerde çalmak, harika insanlarla (Necati ve Can) tanışmak,  sonra da konserde büyük katılımcı görmek, hepsi mükemmel bir deneyim oldu. Geri dönme fırsatımız olduğu için çok heyecanlıyız! Bu gerçekten çok büyük bir onur ve ayrıcalık bizim için.

 

Röportaj için çok teşekkürler. Görüşmek Üzere

Grails : Çok teşekkür ederiz. Dört gözle bekliyoruz.

https://grails.bandcamp.com/