Gojira, son albümü L’Enfant Sauvage’ın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra, 6. Stüdyo albümü Magma ile geri döndü.

Magma duyurulduğu andan itibaren dinleyiciler olarak bir farklılık beklentisi içerisine girmiştik. 4 yıllık arada çok fazla konser veren grup, geri dönüşünü farklı bir biçimde yapmalıydı. Kimsenin önceki albümlere paralel bir albüm çıkartmalarından şikayetçi olacağını düşünmüyordum fakat biraz değişikliğin herkes için iyi olacağına inancım vardı.

gojira-magma

Dinleyiciye sunulan ilk parça olan Stranded ile güzel de bir klip eşliğinde alışılagelmiş Gojira kararlılığıyla karşılaşmıştık. Akılda kalıcı ritimler ve sözlere sahip olması, Stranded’ın ne kadar doğru bir seçim olduğunu göstermişti. Daha sonra ikinci parça olarak sunulan Silvera, bu kararlılığı sağlam bir temele oturtarak albümden beklentileri zirveye taşıyacaktı.

goj-212

 

Albümle tamamen tanıştığımızda ise birçok dinleyici ters köşe olacaktı. Klasik, hızlı ve sert Gojira girişinden çok uzakta bir giriş parçasıyla karşılaştık. Orta tempo, clean vokal, duygu yüklü sözlerle bir araya gelen The Shooting Star ile beklediğimiz yeniliğin ilk sinyalini almış olduk. “Neler oluyor?” demeye kalmadan Silvera, The Cell ve Stranded ile tempoyu yukarılara taşıyarak “Tamam, sakin olun.” diyorlardı adeta. Özellikle The Cell, albümün ilk kısmı için zirve olarak kabul edilebilir.

Bu değişimin en büyük sebebi elbette ki Duplantier kardeşlerin albüm yapım süreci içerisinde annelerini kaybetmiş olmalarıydı. Gerek bazı parçaların kasvetini, gerekse sözlerin güçlü oluşunu buna bağlıyorum. Gerçi Gojira her zaman şarkı sözü konusunda kişisel listemin zirvesine oynayan bir gruptu, Magma ile yerini iyice sağlamlaştırmış oldu. İkinci bir etken ise kendilerinin inşa ettiği yeni stüdyolarındaki ilk kayıt olmasının getirdiği deneysellik ihtiyacı diye düşünüyorum.

Stranded’ın ardından bass ve davul enstrümantali Yellow Stone ile nefes alıyordu alışılmışın dışındaki bu albüm. Clean vokalli tekdüze bir parça olan Magma ile devam edip, Pray ve Only Pain ile tansiyonu her geçen şarkıda bir basamak daha yukarı taşıyordu.

Only Pain’in peşine Low Lands’in hafifliğini yerleştiren grup, parçanın sonlarına doğru giderayak bir atak yapıyor ve son parça klasik enstrümantal Liberation ile yumuşak bir veda ediyordu. Liberation’ın bir diğer özelliği ise canlı kayıt olması. Kapanış için gayet ideal bir seçenek.

Magma, 10 şarkılık ve 43 dakikalık süresiyle Gojira’nın şimdiye kadarki en kısa albümü oldu. Genel itibariyle değerlendirmek gerekirse, günlerce boyun ağrıtacak bir albüm değil belki ama doyurucu bir Gojira albümü olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra şarkıların albümdeki dizilimi ve söz yazımı konusunda çok iyi iş çıkartılmış. Akılda kalıcı melodiler, değişken bir enerji ve güzel bir takım çalışmasıyla Gojira’nın içinde bulunduğu durumda en iyisini yaptığını düşünüyorum.

Benim için ise hızdan çok melodik içerik her zaman ön planda olmuştur. Bu bakımdan albümün beni yeterince doyurduğunu eklemek istiyorum. Bu çerçevede bakıldığı zaman albüm hakkında yetersizlik düşünceleri sunmak ise haksızlık olacaktır.

 

Puan: 7/10

Kadir Taşkıran

https://twitter.com/kadirtaskiran

Latest posts by Kadir Taşkıran (see all)