Günümüzde çok konuşulan konular arasına giren ekonomik gündemi hayli meşgul ediyor. Bizlerde sizler için dolar ve euro’nun havada uçuştuğu filmleri seçtik.

Evet listemiz uzun döviz birimleri artmadan hemen başlayalım.

Para Avcısı (The Wolf of Wall Street)  – 2013

Martin Scorsese’nin yönetmenliğini yaptığı filmde, Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyonlar harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çok yakında çöküş dönemi başlayacaktır. Dolarlar havada uçuşurken film akıp geçiyor.

Büyük Açık (The Big Short) – 2015

Yönetmenliğini Adam McKay’in yaptığı filmin hikayesi şöyle: Bankalar Amerikan tarihinin en büyük usulsüzlüğünü yaptıklarında sistemin dışından dört kişi bankaları alt etmek için her şeylerini riske atmayı göze alırlar. İnanılması güç gerçek bir hikâyeye dayanan, The Blind Side (Bıçak Sırtı) ve Moneyball’un (Kazanma Sanatı) yazarının çok satan kitabından uyarlanan Büyük Açık, eleştirmenlere göre “göz alıcı ve bomba etkisinde”* bir film. Christian Bale, Steve Carell, Ryan Gosling ve Brad Pitt akıllarda kalıcı bir performans sergiliyor.

Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi (Capitalism: A Love Story) – (2009)

Michael Moore’un Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi belgeseli yönetmenin kariyeri boyunca irdelediği konuya dönmektedir: Şirket egemenliğinin Amerikalıların (ve doğal olarak dünyanın geri kalan ülkelerindeki insanların) üzerindeki mahvedici etkisi. Ama bu sefer, sanık General Motors’tan çok daha büyük ve suç mahalli de Michigan’daki Flint kasabasından çok daha geniş bir alanı kapsıyor. Orta Amerika’dan tutun da Washington’daki iktidar salonlarına ve Manhattan’daki küresel finans merkezine varana kadar, Michael Moore ile tekrardan bize gösterilmeyenlerin peşine düşüyoruz.

Kazanma Sanatı (Moneyball) – 2011

Kazanma Sanatı (Moneyball) - 2011

‘Oakland A’ beysbol takımının başındaki isim olan Billy Beane (Brad Pitt) , kısıtlı bir bütçe ile resmen yoktan bir takım var ederek zengin kulüplere meydan okuyor. Fakat bunu yaparken de beysbol sporunun temel inançlarını baştan aşağıya sarsıyor. Onun yöntemleri kabul görmese, hatta delilik diye nitelendirilse de, Beane inancını ve azmini yitirmeden bildiği yönde ilerliyor. Michael Lewis’in “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” adlı eserinden Steven Zaillian ve Aaron Sorkin tarafından uyarlanan ve gerçek bir hikaye dayanan filmin başrollerini Brad Pitt, Robin Wright ve Jonah Hill paylaşıyor. Moneyball, 2005 yılında çektiği ilk filmi Capote ile aynı sene En İyi Yönetmen Oscar’ına aday gösterilen Bennett Miller’in ikinci uzun metraj çalışması olan filmi kaçırmamanızı öneriyoruz.

Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happiness) – 2006

San Francisco’da karısı Linda ve oğlu Christopher yaşayan Chris Gardner, 1981 yılında pahalı ve çabuk demode olan bir teknoloji olan kemik tarayıcı ürünlerinin satışını üstlenir. Bu ürünlerin satışında başarı sağlayamaması üzerine karısı Linda tarafından terk edilir. Maddi kazanç sağlamak için değişik alanlara yönelen Gardner Dean Witter’dan bir yönetici ile tanışır ve bir Rubik Küpü’nü çözerek onu etkiler. Borsaya yönelen Dean Witter’da stajyer olur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet gibi geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar. Will Smith’in baş rolünde olduğu filme göz atınız.

Borsa: Para Asla Uyumaz (Wall Street: Money Never Sleeps) – 2010

Borsa: Para Asla Uyumaz (Wall Street: Money Never Sleeps) - 2010

Yönetmenliğini Oliver Stone’un yaptığı filmde hapishanede geçen uzun yılların ardından özgürlüğüne kavuşan Gordon Gekko, kendini bir zamanlar hükmettiği dünyanın dışında bulur. Kızı Winnie ile (Carey Mulligan) ilişkisini düzeltmeye çalışan Gekko, Winnie’nin nişanlısı Jake finans sektöründe çalışmaktadır. Winnie ve Jake Gekko’nun hala manipülatör olduğunu ve hedeflerine ulaşmak için onu hiç bir şeyin durduramayacağını zor yoldan öğrenecektir.

Dünyanın Bütün Parası (All the Money in the World) – 2017

Amerika’nın sayılı zenginlerinden olan John Paul Getty’nin 16 yaşındaki torunu kaçırılır. Fidye olarak 17 milyon dolar istenmektedir. John Paul Getty Jr.’ın annesi Gail, fidye için milyarder kayınperderine gider ancak John Paul Getty cimriliğiyle ünlenmiş biridir ve fidyeyi fazla yüksek bulur. Oğlunun hayatını kurtarmak isteyen Gail, parasına düşkün fabrikatör dede John Paul Getty ve fidye isteyen suçlular arasında ortak noktayı bulmak bir hayli zor olacaktır. Bu süreçte John Paul Getty Jr.’ın hayati tehlikesi her geçen saniye artmaktadır. Yönetmenliğini Ridley Scott’un yaptığı bakmayı ihmal etmeyin.

Zeitgeist: Moving Forward – 2011

Bu belgesel, küresel sosyo-ekonomik parasal paradigmanın durumunu inceleyerek, kaynak bazlı yeni bir ekonomik sisteme geçmemiz gerektiği mesajını veriyor. Belgeselin neredeyse her noktasına Peter Joseph imzasını atıyor.

İç İşleri (Inside Job) – 2010

İç İşleri (Inside Job) - 2010 

2000’li yılların sonlarındaki finansal krizi konu alan, Charles H. Ferguson’un yönettiği belgeseldir. Ferguson, filmde finansal hizmetler sektörünün Amerika Birleşik Devletleri’nde sistemik yolsuzluğa neden olmasını ve bu sistemik yolsuzluğun sonuçlarını anlattığını dile getirmiştir.[3] Beş bölümden oluşan film, yasal ortamda ve bankacılık uygulamalarında gerçekleştirilen değişikliklerin finansal krizin oluşmasında nasıl yardımcı olduğunu araştırıyor.

Brewster’in Milyonları – Brewster’s Millions – 1985

Dedesi tarafından 300 milyon dolara sahip olma fırsatı yakalayan Murphy bir beysbol oyuncusudur. 300 milyon dolara sahip olması için dedesi ona bir teklif sunar. 30 gün içinde 30 milyon dolar harcarsa 300 milyon dolara sahip olacaktır. Fakat bazı kurallar vardır, parayı yatırım yapmak yok sadece %5 ini hayır kurumuna bağışlayabilir. Ancak konuda ona herhangi bir arkadaşı yardım etmiyor. Sonrasında olanlar için Walter Hill’in yönetmenliğiyle izliyoruz.